Özgürlük için Friedrich Naumann Vakfı

60. Yıl Kutlaması & Liberal Manifesto Lansmanı
News17.09.2018
Friedrich Naumann Foundation
Friedrich Naumann FoundationFriedrich Naumann Foundation

Özgürlük için Friedrich Naumann Vakfı (FNF), dünya çapında yaklaşık altmış ülkede özgürlük ve liberal değerler için çalışıyor! Vakıf, geçen sene Türkiye'deki çalışmalarının 25. yıldönümünü kutladı ve bu yıl da kuruluşunun 60. yılını kutluyor. Resmi kutlama Berlin'de, Mayıs 2018'de gerçekleşti. 4 Eylül'de ise FNF Türkiye Ofisi, hem yıldönümünü Türkiye’de kutlamak hem de Türk kamuoyuna Liberal Enternasyonal (LI)  tarafından yayınlanan Andorra Liberal Manifestosu'nun Türkçe çevirisinin lansmanı için bir fırsat yakaladı! FNF'nin Yönetim Kurulu Başkanı ve Manifesto'nun ortak yazarı olan Prof. Dr. Karl-Heinz Paqué, LI-Manifesto'yu sunması ve “Popülizm ve İlliberal Demokrasiler Çağında Liberalizm” başlıklı panele katılması için davet edildi.

İstikrar dönemleri Liberalizm için büyüme ve gelişme fırsatı olabilir, ancak istikrarsızlık zamanları da düşünce tarzımızda radikal yeni adımlar atmak için bir fırsattır. Bizim görevimiz, Liberalizmin bu zorluklarla mücadele etmek için en iyi fikir ve politikaları sağlayabileceğini, değer ve inançlarımızdan vazgeçmeden yeni fırsatlardan en iyi şekilde yararlanabileceğimizi göstermek. İlliberalizme karşı mücadele edecek ve liberal evrenselciliğe ulaşmak amacıyla liberal değerlerin daha da yayılması için çabalayacağız. Şimdi durup düşünme, liberal gayelerimizi yenileyip geliştirme ve özgürlüğe yöneltilen yeni tehditlere liberal yanıtlar verme zamanı.

Andorra Liberal Manifestosu

Etkinlik, FNF Türkiye Ofisi Başkanı Dr. Hans-Georg Fleck’in açılış konuşmasıyla başladı. Dr. Fleck, Oxford Manifestosu'nun II. Dünya Savaşı'ndan sonraki ilk yıllarda yazıldığı koşulları anımsatarak Avrupa şu an mevcut olan liberal mücadeleleri - Brexit gibi - vurguladı. Türkiye'de liberal değerlerin korunması, ülkenin siyasi ve diplomatik izolasyonunun önlenmesi konusunda ısrar etti.

Andorra Liberal Manifesto
Andorra Liberal ManifestoFriedrich Naumann Foundation

Konuşmasında Prof. Paqué, Almanya'nın II. Dünya Savaşı'nın patlak vermesindeki sorumluluğunu hatırlattı ve Almanya Federal Cumhurbaşkanı Prof. Theodor Heuss'un 1958'de liberal bir temel oluşturmak için girişimini vurguladı: Friedrich Naumann Vakfı. Soğuk Savaş olaylarını ve Demir Perde'nin düşüşünü takiben demokratikleşme dalgasını kısaca anlatan Prof. Paqué, saldırgan milliyetçiliğin şu anki dönüşünü Kırım'ın Rusya tarafından ilhakı örneğini vererek gösterdi. Dünya çapında insan haklarına saygı duyulmasının gereğini vurguladı. Bu anlamda sivil toplumun, özellikle de Macaristan ve Polonya gibi yarı otoriter ülkelerde rolünün önemine değinen Prof. Paqué, daha sonra Manifesto'nun Liberallerin çaba göstermesi gerektiği on merkezi noktasından bahsetti: Yüksek kaliteli eğitim sağlamak, iklim değişikliği ile mücadelede uluslararası işbirliğine güvenmek, kontrollü göçü desteklemek ve uluslararası kurumlara yönelik güven oluşturmak. Genel olarak, liberal değerleri desteklerken iyimser bir dünya görüşünü sürdürme konusunda ısrar etti. Böylece, Prof. Paqué’ye göre, popülizm geri itilebilir.

Prof. Paqué'nin yanında, Prof. Dr. Bican Şahin (Hacettepe Üniversitesi, Ankara) tarafından moderasyonun yapılacağı panele Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Baş Ekonomisti Dr. Zümrüt İmamoğlu ve Doçent Dr. Berk Esen (Ankara Üniversitesi) de katıldı. Doçent Dr. Esen konuşmasına Türkiye'yi rekabetçi bir otoriter rejim olarak tanımlayarak başladı. Otoriter rejimlerin oluşturduğu yapıyı şu şekilde anlattı: İlk olarak, seçimleri ekonomik kriz bağlamında kazanmak, daha sonra kontrolleri ve dengeleri zayıflatmak ve medyayı ve sivil toplumu tehdit etmek için yasama gücünü kullanmak. Doçent Dr. Esen'e göre, Güney Afrika, Venezüela, Türkiye ve Macaristan gibi ülkeler bu gruba ait. Doçent Dr. Esen daha sonra liberal değerleri korumak için çözümler önerdi: Parlamento, merkez bankası ve yargı gibi kurumların bağımsızlığını savunmanın önemini vurguladı. Hukukun üstünlüğünün ve medyanın özgürlüğünün hayati öneminden de bahsetti. Popülizm tehdidine direnmek için toplumsal eşitsizliklere cevap vermenin gerekli olduğuna dikkat çekti. Ona göre eğitim aynı zamanda demokrasinin korunması için temel bir varlık. Son olarak, Liberallerin ulus devletlere uyum sağlamaları ve egemenliklerini göz önünde bulundurarak çözüm bulma ihtiyacını dile şu sözleriyle getirdi: “Ulus devletler burada kalmak için varlar.”

Friedrich Naumann Foundation
Friedrich Naumann FoundationFriedrich Naumann Foundation

Dr. İmamoğlu konuşmasında daha ekonomik bir bakış açısı benimseyip bankacılık ve finansta düzenlemenin önemini dile getirdi. Merkez bankasının kurumsal bağımsızlığını vurguladı ve Türk parasının şu anki krizi ile ilgili bakış açısını ifade etti: “Politika ekonomik kurumlar üzerinde etki gösterdiğinde, seçim amaçları için kısa vadeli politikalar uygulamaya konuldu.” Dr. İmamoğlu’na göre, bu kısa vadeli politikalar Türkiye'nin inşaat sektöründe görüldüğü gibi küçük çıkar gruplarının lehine. Dr. İmamoğlu daha sonra, küresel eşitliğin, dünya genelinde eşit olmayan bir şekilde dağılmasına rağmen arttığı gerçeğini hatırlatarak, serbest ticaretin faydalarının altını çizdi. Bu anlamda, ABD'nin Ortabatısındaki küreselleşmenin etkilerinden büyük bir memnuniyet duymayan nüfusa -Prof. Paqué daha sonra aynı gruba "Trump yanılsaması" ve Donald Trump tarafından söz verilen ABD kömür endüstrisindeki işler ile ilgili olarak değindi- işaret ederek “geçmişin hiçbir zaman geri getirilemeyeceğini” işaret etti.

Friedrich Naumann Foundation
Friedrich Naumann FoundationFriedrich Naumann Foundation

Oturumdan sonra seyirciler panelistlere soru sorma fırsatı buldular. Seyircilerden biri, Liberallerin savunduğu ifade özgürlüğüne ilişkin sahte haberler konusunu gündeme getirdi. Paqué, sahte haberlerin Liberaller için büyük bir endişe olduğunu kabul ederek yanıt verdi. Ona göre, Liberaller sahte haberden kurtulmak için devlete aşırı yüklememeli, daha doğrusu “iyi konuşmalar için profesyonel standartlar belirlenmeli”. Bir başka seyirci, daha çok AKP ve CHP destekçileri arasında yaşanan, Türkiye'de partiler arası iletişim sorununu ele aldı. Doçent Dr. Esen, “aynı dili konuşmanın” ve argümanların yeni bir şekilde formüle edilmesinin önemini vurgulayarak yanıt verdi. Taraflar arasında iletişim kurma sorumluluğunun ağırlıklı olarak iktidar partisine ait olduğunu vurguladı. Ayrıca politikacıları seçmenlerden ayırarak parti içi iletişimi geliştirmekle sorumlu olanların politikacılar olduğunu dile getirdi.

Friedrich Naumann Foundation
Friedrich Naumann FoundationFriedrich Naumann Foundation

Bu verimli tartışma, FNF Türkiye Ofisi tarafından ev sahipliği yapılan bir resepsiyonla son buldu.

Friedrich Naumann Foundation
Friedrich Naumann FoundationFriedrich Naumann Foundation

İngilizcesi için lütfen tıklayın.