Küresel Ticaret Sisteminde Güncel Gelişmeler ve Trendler

İktisadi Kalkınma Vakfı
News12.12.2017
İktisadi Kalkınma Vakfı

İKV tarafından Friedrich Naumann Vakfı iş birliği ile 31 Ekim 2017 tarihinde “Küresel Ticaret Sisteminde Güncel Gelişmeler ve Trendler” başlıklı bir panel düzenlendi. İKV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu tarafından yapılan açılış konuşmasının ardından başlayan panelin moderatörü İKV Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu’ydu. Panele Prof. Dr. Refik Erzan, Yard. Doç. Dr. Pınar Artıran ve İKV Brüksel Temsilcisi Haluk Nuray konuşmacı olarak katıldı.

İKV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu açılış konuşmasına, İKV’nin 52 yıldır Türkiye-AB ilişkileri konusunda önemli çalışmalar yapan bir kuruluş olduğunu hatırlatarak başladı. Panel kapsamında, küresel ekonominin zaman içerisinde ivme kazandığının ve hızlı bir şekilde değişmekte olduğunun altını çizen Zeytinoğlu, ticaretin ülkeler arasında kimi zaman sert rüzgârlar esmesine sebep olduğunu kaydetti. AB, ABD, Güney Kore, Ukrayna ve Kanada gibi ülkelerin ticaret anlaşmaları içerisinde yer aldığını belirten İKV Başkanı, korumacılık savunucusu Donald Trump’ın ABD Başkanı olmasının ardından Trans-Pasifik Ortaklığı’ndan (TPP) ABD’yi çıkarması ve Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) müzakerelerini durdurmasıyla küresel ticaretin sertleştiğini dile getirdi. Türkiye-AB arasındaki Gümrük Birliği’nin en kısa zamanda güncellenmesinin ve özellikle hizmet ticaretinin Gümrük Birliği kapsamına dâhil edilmesinin önemini vurguladı. İKV Başkanı sözlerine, siyasi ilerlemeden daha çok ekonomik ilerlemeye tutunabileceğimiz bu kritik dönemde, Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin Türkiye-AB ilişkileri için hayati önem taşıdığını belirterek son verdi.

Panelin ilk konuşmacısı Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Refik Erzan, Birleşik Krallık’ın Brexit kararının ve Donald Trump’ın ABD Başkanı seçilmesinin küreselleşmenin iki önemli siyasi sonucu olduğunu belirterek sözlerine başladı. Söz konusu iki sonucu ekonomik açıdan inceleyen Erzan, küreselleşmenin ülkeler arasındaki gelir dağılımında yakınlaşma yarattığını söyledi. 1880 ve 1980 arasında geçen yüzyılda fakir ülkelerle zengin ülkeler arasındaki gelir farkının arttığını ifade eden Prof. Dr. Erzan, 2010’lara kadar bu uçurumun kapandığı vurgusunu yaptı.  Günümüzde artık ülkelerin hangi ülkeye hangi yatırımı yapacaklarına odaklandığını belirten Refik Erzan, son 30 yılda AB’de ve ABD’de azalan iç göçün altını çizdi. Ülkelerin zenginleşmesinin bir getirisi olarak, emek gücünün yer değiştirme isteğinin azaldığı tespitinde bulundu.

Uzun süre iktisatçıların, ticaret sapmasına neden olduğu gerekçesiyle STA’ları kötü olarak değerlendirdiklerini dile getiren Erzan, doğrudan dış yatımların 2016 yılında azalırken bu yıl yükselişe geçtiğini ifade etti. Prof. Dr. Refik Erzan Çin’in önümüzdeki yıllarda küreselleşmede en etkili ülke olacağı tahmininde bulundu. Dijital çağ ile birlikte küreselleşmenin tüm sorunlarının çözülebileceğini belirten Erzan, aynı zamanda ülkeler arasındaki gelir farklarının dijital çağ sebebiyle artabileceğini vurgulayarak sözlerine son verdi.

Prof. Dr. Refik Erzan’ın ardından konuşmasına başlayan Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi ve DTÖ Kürsüsü sahibi Yard. Doç. Dr. Pınar Artıran, korumacılık trendlerine ve son dönemdeki ekonomik resesyona rağmen dünya ekonomisinin düzelmeye başladığını; ancak, bu düzelmenin süreklilik göstermeyebileceğini dile getirdi. Piyasadaki dış ticaret oyuncularının ve DTÖ’nün önünde iki büyük konu ve bunlardan kaynaklanan problemler olduğunu belirten Pınar Artıran, bu konulardan ilkinin geleceğin ticari sistemi olacağı düşünülen e-ticaret olduğunu ve buna özellikle KOBİ’lerin uyum sürecinin DTÖ tarafından iyi yönetilmesi gerektiğini vurguladı. Diğer önemli konunun otomasyon ve robot kullanımı ile piyasayı etkisi altına alan yapay zekâ olduğunu dile getiren Artıran, özellikle gelecekte full otomasyona geçiş ile yaşanması muhtemel iş kayıplarına karşı mücadelede DTÖ’nün omuzlanacağı yükün ağır olacağı tespitinde bulundu.

Sözlerine ABD’nin korumacı politikaları neticesinde dünya ticaretinde yeni liderin kim olacağı konusunda bazı değerlendirmeler yaparak devam eden Yard. Doç. Dr. Pınar Artıran, bu konuda öne çıkan Çin’in yanı sıra Trudeau’nun liderliğindeki Kanada’nın, olası Macron-Merkel işbirliğindeki AB’nin ve ilginç olarak resmi olmasa da ABD desteğini arkasına alan Suudi Arabistan’ın göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Son olarak ABD’nin Donald Trump’ın başkanlığıyla beraber özellikle Çin’e karşı attığı korumacı adımların olumsuz etkilerinden ve DTÖ sisteminin en önemli parçası olan uyuşmazlıkların halli mekanizmasını bloke etme çabalarından bahsederek, DTÖ’nün bu konulara çözüm bulamaması durumunda ticaret sahnesindeki rolünü kaybedeceğini dile getirdi.

Devamında konuşan İKV Brüksel Temsilcisi Haluk Nuray, liberal ekonomik sistemin kendi yarattığı sorunlar sebebiyle yavaş yavaş sona ermesinden dolayı üretim, tüketim, fiziki ve hukuki altyapının değişimiyle ticaretin bir geçiş döneminde olduğunu belirterek sözlerine başladı. Üretim alanında; üretilenlerin, üretim döngülerinin ve usullerinin ve bu bağlamda değer zinciri sisteminin değişiminden bahseden Nuray, ürün sofistikasyonun bu yeni düzende çok önemli olacağını vurguladı. Tüketim başlığında Haluk Nuray, talebin yerinin ve niteliğinin değişimi ve buna ayak uydurabilmek için fiziksel ve hukuki altyapının gelişim zorunluluğu üzerinde durdu. Çin’in ABD’nin yerini alma konusunda orta ve uzun vadeli planları sonucunda, Türkiye’nin daha önce yaşadığı Batılılaşma sorununa benzer şekilde “Doğululaşma” sorunu yaşayabileceği vurgusunu yapan Nuray, hukuki altyapı ile beraber ticari anlaşmaların şekil değiştirdiğini ve sadece Çin’in değil bütün Asya’nın bu değişimde etkisinin büyük olduğunu belirtti. İKV Brüksel Temsilcisi, Asya’nın kısa zaman içerisinde en büyük küresel pazar haline geleceğinden bahsederek sözlerini sonlandırdı.

Panel sonunda genel bir değerlendirme yapan eski Büyükelçi Bozkurt Aran sözlerine, dünya küresel ticaretinin Trump ve Brexit ile beraber keskin bir viraja girdiğini ve buradan çıkışına bağlı olarak yön alacağını ifade ederek başladı. Küreselleşmenin ABD için sorun teşkil ettiğini savunan Trump’ın, küresel sistemi bitirmek için yine bu sistemin kurallarından yararlandığını belirten Aran, bu sebeple liberal sistemin sonlandığını ya da sonlanacağını düşünmediğini kaydetti. E-ticaret konusunda birtakım kuralsızlıklardan ötürü kural ihtiyacı olduğunun altını çizen Aran, şu anki belirsizliğin uzun vadede giderileceğini vurguladı. Küresel sistemdeki yeni lider arayışında Çin’in ABD’nin yerini alacak kapasiteye sahip olup olmadığı sorunsalının altını çizen Bozkurt Aran, Çin’in ABD’nin ittifaklı ticari sisteminden mahrum olduğunu dile getirdi. Son olarak, Çin’in dünya lideri olma yolunda önceki adımlar olan hizmetlerinin ve finansal sistemlerinin kurulumunu tamamladığını, bu dönemde siyasi ittifaklarını, gelecek dönemde ise son adım olan askeri sistemini ve ittifaklarını tamamlayarak dünya lideri olabileceğini ifade etti.